" " I 1 1
12.03.2011 .

I !

  !

? I I I I .

" I, I I I I . , , !.."

I    I I     I  I .   I. " I I" I . I , I , I I , I I .

1864-    II I - I I ,  . I I . I . , , , . I . I I I I .

2009-    ,  I . . ? I I I I, I I I.

. I . I I , I I I, I .

I . , I , I . , " , I I , I . ." I I.

    I  I,   , I I I . I I, I .

,     . , , I  II . I I  , I . III, I .

  I, II , I , .

    !

    !

    I   !

! !

I .

1 11

 1

 1 1

    12  2011

    12  2011

    12  2011

    12  2011

    12  2011

    12  2011

    12  2011

    12  2011

    12  2011

    12  2011

    12  2011

    12  2011

    12  2011

    12  2011

    12  2011

    12  2011


Türkiye’nin güzel insanları!

Bizler Çerkesiz!

Peki Çerkesler kimdir? Sokaktan herhangi birini çevirin, alacağınız yanıt genellikle bellidir:

“Çerkesler onurlu, kibar, zarif, çalışkan ve değerli insanlardır. Müzikleri ve dansları da ne hoştur…”

Sizlerden duymaya alıştığımız ve hatta kanıksadığımız bu sözler, bizi uzun yıllar çok mutlu etti. Avunduk. Ama hepsi bu kadardı. Biz yine de “Ülkemiz, yok olan ve anadilini unutan halkımızı bir gün hatırlayacaktır” diye ümit ettik. Tarihimizin, kültürümüzün ve dilimizin, yaşadığımız ülkenin kitaplarında da yer almasını, anadilimizde kitaplar okuyabileceğimiz, ana dilimizde radyo ve televizyon yayınları izleyebileceğimiz günlerin gelmesini bekledik yıllar boyunca.

Oysa, 1864’den itibaren, Çarlık Rusyası tarafından acımasızca sürgün edilen ve geniş Osmanlı coğrafyasına dağıtılan Çerkesler, hep yerleştiği topraklara ait olmayı ve uyum sağlamayı bilen bir halk oldu. Çerkesler, hiçbir zaman etnik aidiyetlerini ayrımcılık unsuru olarak ortaya koymadılar. Ulusal kurtuluş savaşında kilit roller oynadılar, Cumhuriyet’in kurucu unsurları oldular, bu ülke için savaştılar, çalıştılar, vergi ödediler, can verdiler. Türkiye'nin toprak bütünlüğünden yana oldular. Türkiye'nin insan hakları ve özgürlükleri temeline dayalı, yüksek bir demokrasi standardına erişen bir ülke olması için, mücadele ettiler.

2009 yılında başlayan Demokratik Açılım, Çerkesler için yeniden bir ümidin kapısı oldu.

Ancak yaşadığımız yine bir hayal kırıklığıydı. Adımlar atılmadı mı? Atıldı elbette ama diğer etnik kesimler ve kültürler için yapılanlar, ne yazık ki Türkiye’nin, Kürtlerden sonraki en kalabalık etnik nüfusu olan Çerkeslere çok görüldü.

Şimdi sıra Türk halkında ve Türkiye Cumhuriyeti devletindedir. Çerkes halkının artık görmezden gelinmeye, yok sayılmaya tahammülü kalmamıştır.

Anadilimizin doğuştan hakkımız, çok kültürlülüğün ve çok dilliliğin bir zenginlik olduğunu yeniden hatırlatarak, Çerkes onuruyla bekliyoruz...

Sessizliğimizdeki o çığlığın duyulmasını istiyoruz.

Ve doğal olarak bu ülkede, sadece sesi çok çıkanların değil, diğer unsurların da haklarının olduğunun artık fark edilmesini istiyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı  Tayyip Erdoğan’ın, bir gün de “Çerkes kimliğini tanıyoruz, Çerkeslerin sorunlarına sahip çıkıyoruz. Onların yok olmasına göz yumamayız. Onlar bizim zenginliğimizdir” demesini bekliyoruz!

Geçmişte olduğu gibi, bugün de acıyı-sevinci paylaşmaya devam etmek, toplumsal barışı zedelemeden, demokratikleşme sürecine azami katkıda bulunmayı arzu ediyoruz. En önemlisi yok olmamak, varlığımızı geleceğe taşımak istiyoruz!

Yani artık bizim renklerimizin de bu ülkeye yansımasını istiyoruz!

Dilimizi, kültürümüzü, kimliğimizi kaybetmek istemiyoruz!

Çocuklarımız da anadilini konuşabilsin istiyoruz!

Anadilde radyo ve televizyon yayını yapabilme imkânının, devlet tarafından biz Çerkeslere de sağlanmasını istiyoruz!

Bu Cumhuriyeti kurmak için kanını dökerken Türkçe bilmeyen, ama bugün ana dilini unutan biz Çerkesler, demokrasinin geliştirilmesi, toplumsal haklarımızın teslim edilmesi için, hemen şimdi, adım atılsın istiyoruz!

Bu çağrımız Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinedir!

Bu çağrımız tüm muhalefet partilerinedir!

Bu çağrımız, Türkiye kamuoyunadır!

ÇERKES HAKLARI İNİSİYATİFİ